Akıl hastanesinde bir gün bir hasta bakıcıyı yanına
çağırır. "Bana çabuk 5 şişe kola getir"
der. Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya beş tokat atar
ve "al işte kolalarını" der. Aradan zaman geçtikten
sonra yine aynı hasta, bakıcıyı yine çağırır. Bu
sefer hasta bakıcıyı tokatlar."Bakıcı ne oluyor?"
der. Hasta cevap verir. "Şişeleri
getirdim abi".
Bir Türk Amerikaya ziyarete gezmeye
gitmiş.Sokakta dolaşırken tuvaleti gelir.Koştura koştura
umumi bir tuvalet bulur.Kendini bir an önce içeri atmak
ister fakat kapıdaki adam 25 cent ister.Bizimki sıkışa
sıkışa 25 cent i verir içeri dalar.Zart zurt sesli
yaparken yandan "yavaş be adam" diye ses gelir
meyerse yandakide bir Türkmüş.İşini bitirip dışarı
çıktıktan sonra yandakiyle karşılaşır ve lafı yapıştırır."Be
adam 25 cent e mozartımı yoksa şopennimi dinleyeceğini
sanıyordun" der.
EFENDİ MANİTU
Stresten bıkmış adamın biri, uzun bir deniz seyahatine
çıkmış. Fakat şanssızlıktan gemi batmış ve sadece
bu adam kurtulabilmiş. Günlerce minik bir tahta parçasının
üstünde denizde yol aldıktan sonra minik bir adaya
gelmiş. Adam daha ne olduğunu anlamadan yerliler bunu
almış götürmüşler. Adam yüzlerce yamyam yerlileri görünce:
" Eyvah, boku yedik." demiş. Tam ağlayacağı
sırada gökten " Hayır evladım, boku yemedin"
diye acayip ve gür bir ses gelmiş. Şaşıran adam:
"Sen kimsin ya?" demiş. Yine aynı gür ses
"Ben ulular ulusu efendi manitu' yum." demiş.
İyice şaşıran adam: "Peki Efendi Manitu, ne
yapmam lazım?" demiş. Hemen cevap gelmiş: "Şimdi
sakin bir şekilde sağ tarafındaki yerlinin mızrağını
kap, en önde duran ve başında bir sürü tüy olan büyük
yerliye sapla" demiş. Adam hemen can havliyle mızrağı
kapıp şef yerliyi öldürmüş. Yine aynı ses son kez gürlemiş
" İşte şimdi boku yedin evladım!"
|

|
Adamın
biri çok kuvvetli öksürüyormuş, doktora gitmiş
derdini anlatmış. Doktorda adama yanlışlıkla öksürük
ilacı yerine müshil ilacı vermiş ve demişki:bir hafta
boyunca yemeklerden sonra iç ve yanıma gel. Adam bir
hafta sonra gelince doktor: Öksürüğün nasıl oldu
deyince, adamda: Cesaret edipte öksüremiyorumki,demiş.
ŞEMSİYE
Yıllar önce İngiltere'de erler şemsiye kullanmazmış.Şemsiye
taşıma hakkı sadece subaylara tanınıyormuş.
O yıllarda bir gün genç teğmenlerden biri, koltuğunun
altında bir şemsiye ile hızlı hızlı yürüyen eri görünce,
beyninden vurulmuşa dönmüş.Eri çağırarak :
-Bu ne küstahlık, demiş.Ve şemsiyeyi aldığı gibi
dizinde iki parça etmiş.
-Bu sana bir ders olsun, bir daha böyle küstahlıklar
yapma!
Neye uğradığını anlamayan er :
-Başüstüne, diyerek selamı çakmış ve şöyle sormuş
:
-Teğmenim, beni az önce evine yollayan general şemsiyesini
istediğinde kim kırdı diyeyim?
HEP BOĞA MI?
İspanya'da tatilini geçiren turist, restoranda tipik bir
İspanyol yemeği yemek istemişti. Listeyi uzun uzun
inceledi.Cojano adı dikkatini çekti.Ne olduğu hakkında
hiçbir fikri yoktu.Parmağını basıp, garsona işaret
etti.Garson bir tabak içerisinde yemeğini getirdi.Nefis
bir şeydi ama içindekinin ne olduğunu çıkaramadı.Bir
çeşit etti ana ne?...Garsonu çağırdı ve
sordu...Garson anlattı :
-Bugün boğa güreşlerine gittiniz mi bayım?
-Evet...
-İşte bu yediğiniz yemek bugün arenada öldürülen boğanın
yumurtalıklarından yapıldı.
Adam ertesi gün gene aynı restorana gitti.Tadı damağında
kalan yemeği Cojano'yu bir kez daha istedi.Lezzetle
yedi.Artık ahbap oldukları garson hatır sormaya geldi :
-Nasıl memnun kaldınız mı bayım?
-Kaldım kalmasına ama bir şey dikkatimi çekti.Dün
yediğim Cojano Çok daha büyüktü gibi geldi bana.
Garson başını iki yana salladı :
-Her zaman boğa kaybetmez bayım... |