|
|
Başını Behiye'nin omzuna dayayıp uyuklamaya başlıyor Handan.
Behiye'nin içine yırtıcı kuşlar pike yapıyor. Ciğeri,
yüreği, bağırsakları, kalbi- neresinden yakalarlarsa bir
parça koparıp uçuşuyorlar. İçi didiliyor Behiye'nin. İçi
parçalanıyor meraktan, telaştan. Tufan'a enselenmek
istemiyor. Tufan onu ve Handan'ı ele geçirsin istemiyor.
Aşağılanmak istemiyor. Hayat onu yeterince aşağılamadı mı?
Un ufak etmedi mi onu hayat? Hiçlemedi mi? Yok Saymadı mı?
Yoklamadı mı habire? Çaktırmadı mı tüm sınavlarından?
Eliyle sıkıca
bisturisinin ucunu kavrıyor.Parasızlığın, yersizliğin,
kimliksizliğin kıskacında birbirine tutunmaya çalışan iki
yaralı ruh. Her şey ellerine ayaklarına dolanıyor, her şey
onlara karşı - bir kaçış, çıkış filan imkânsız mı? |
|