|
4.
Hatay Meselesi Ve Anavatana Katılması (1938-) |
3.
Hatay Meselesi Ve Anavatana Katılması (1938-)
|
2.
Bölüm
|

|
|
|
Atatürk, 1936 yılı TBMM'nin açış
konuşmasında, "... Fransızlar ile aramızda senelerdir sürüp
giden davanın neticelenmesinin zamanı gelmiştir" diyerek sancağın
bulunduğu bölgeye Hatay ismini verdi. Bu davranışı ile Hatay
Meselesine ciddi olarak el konduğunu ifade etmiş olan Atatürk, o sırada
faaliyette olan Antakya-İskenderun Yurdu cemiyetinin adını da Hatay
Egemenlik Cemiyeti olarak değiştirdi. Bu cemiyetin merkezi İstanbul'da
idi. |
|
Olayların hızlı bir gelişme içine
girdiği bugünlerde, Fransız başbakanı Leon Blum'un, Suriye'ye bağımsızlık
verileceği şeklinde beyanı, Hatay'ın Suriye'ye geçmeden anavatana katılması
için yapılacak çalışmaların hızlandırılmasını gerekli kıldı.
Bu sırada Türk nüfusun aleyhine gelişeceği sezilen, 14-15 Kasım 1936
genel seçimlerine Türkler katılmayarak seçimi boykot ettiler. 1937 yılı
başında, Hatay'daki huzursuzluğu gündemine alarak görüşen Milletler
cemiyeti, "...her Hataylı dilediği cemaat listesine yazılmak ve
rey vermek hakkına sahiptir" maddesini içeren Türk tezini kabul
etti ve yapılacak halk oylaması için Antakya'ya bir gözlemci
heyeti gönderdi. |
 |
|
Hatay Devleti
bayrağı |
|
|
Heyetin halk oylaması konusunda
olumlu bir kanı ile Cenevre'ye dönmesinden ve raporlarını 27 Ocak
1937'de Milletler Cemiyeti'ne vermelerinden sonra, İskenderun Sancağı için
yeni bir statü ve anayasa taslağı hazırlanarak sancakta, Millet
Meclisi seçimi yapılması kararı alındı. Türkiye adına Numan
Menemencioğlu'nun katıldığı anayasa taslağı hazırlama komisyonu,
Fransız, İngiliz, Belçikalı ve Hollandalı diplomatlardan oluşmaktaydı.
Komisyon tarafından 15 Mayıs 1937'de tamamlanan tasarı Milletler
Cemiyeti'nce 29 Mayıs 1937'de kabul edildi. Bu taslağa göre
sancak, içişlerinde bağımsız, dışişleri, maliye, gümrük işlerinde
Suriye'ye bağlı kalacaktı. Sancağın toprak bütünlüğü, Türkiye
ve Fransa'nın garantörlüğü altındaydı. |
|
Milletler Cemiyeti'nce kabul
edilen tasarı esasları çerçevesinde Ekim 1937'de Antakya ve İskenderun'da
Türk konsoloslukları açıldı. 15 Nisan 1938'de başlayan ve ileride
yapılacak Millet Meclisi seçimine esas olacak sayım işleminde, adilane
hareket edilmeyip, Türkler aleyhine bir tavır takınılması üzerine
durum, Türkiye Cumhuriyeti'ne, Fransız Hükümetine ve Milletler
Cemiyeti'ne duyuruldu. |
|
|
|
Sayım sırasında yer yer kanlı
olayların da çıkması üzerine örfi idare ilan edildi ve toplum düzenini
sağlamak amacıyla Fransız milislerinden oluşan Albay Collet komutasında
bir birlik Antakya'ya geldi. Türk partizanı bir asker olan Albay Collet
tarafından düzen sağlanıncaya kadar, sayım işlerine beş gün ara
verildi. Askeri tedbirlere rağmen olayların devam etmesi üzerine Fransız
delegesi Carreaux, Hatay'ın yönetimini Türkler'e bırakmayı teklif
etti. |
|
Bu teklif üzerine Ankara'nın görüşü
ve oluru alınarak, İçişleri Müdürlüğü mahiyetinde olan İskenderun
Sancağı Valisi görevine Dr. Abdurrahman Melek atandı ve vali 6 Haziran
1938 tarihinde göreve başladı. |
|
Bu tedbirlere rağmen etnik
gruplar arasında sürüp giden gergin ortamda bazen ölümle sonuçlanan
olayların devam etmesi üzerine, sayım işleri tamamen
durduruldu ve seçim komisyonu 26 Haziran 1983'de Sancak'tan ayrıldı. |
|
Duruma bir hal çaresi bulmak
amacıyla Türkiye ve Türkiye ve Fransız heyetleri arasında
Antakya'da yapılan ve bir hafta süren görüşmeler sonunda, 2500 Türk
ve 2500 Fransız askerinden oluşacak birliklerin Hatay'a girmeleri ve sayımın
bu birliklerin denetimi altında yapılması kararı alındı. Bu
karar gereğince, 5 Temmuz 1938'de Kurmay Albay Şükrü Kanatlı komutasındaki
Türk alayı törenle Antakya'ya girdi. Alınan tedbirler ile
sayım işlerine 22 Temmuz 1938 tarihinde yeniden başlandı ve sayım işlemi
1 Ağustos 1938 tarihinde tamamlandı. Sayım sonucunda seçmen sayısı:
Türkler 35.847, Aleviler 11.319, Ermeniler 5.504, Araplar 1.845, Ortodoks
Rumlar 2.098, diğerleri ise 395 kişi olarak tespit edildi. Bu sayılara
göre Millet Meclisi için: Türklerden 22, Alevilerden 9,
Ermenilerden 5, Araplardan 2, Ortodoks Rumlardan 2 olmak üzere toplam 40
milletvekilleri adayları, seçilecek milletvekili sayısı kadar
olduğundan, bunlar için seçim yapılmadı ve bu adayların tümü
milletvekili olarak meclise girdiler. |
|
2 Eylül 1938 günü toplanan Hatay millet Meclisi, daha
önce Atatürk tarafından aday gösterilen Tayfur Sökmen'i
Hatay Devleti Cumhurbaşkanı seçti. Dr. Abdurrahman
Melek başbakanlığa atanırken, Abdülgani Türkmen
meclis başkanı oldu. Beş bakandan oluşan Hatay Devleti
Hükümeti, Hatay Millet Meclisi'nin 6 Eylül 1938'deki
oturumunda güven oyu aldı. |
|
Çıkarılan bir yasa ile Türkiye
Cumhuriyeti yasalarının tümü Hatay Devleti'nin yasaları olarak kabul
edildi ve bunlar içinde hemen uygulanabileceklerin belirlenmesi için hükümete
yetki verildi. Devlet yönetiminde vatandaşlara uygulanan eşitlik
sayesinde cemaatler arasındaki ayrılık ve husumet giderek azaldı. |
|
İlk başta Antakya, İskenderun,
Kırıkhan ilçelerinden ibaret olan Hatay Devleti'nde daha sonra Reyhanlı
ve Yayladağ ilçeleri oluşturularak ilçe sayısı beşe yükseltildi.
Para birimi Suriye lirası olan Hatay Devleti'ni dış ülkelerde Suriye
Devlet Başkanı temsil edecekti. Devletin bayrağı, Türk bayrağının
çok benzeri olup sadece yıldızı kırmızı idi. Posta işlerinde
Suriye postalarına bağlı kalınacaktı. Suriye ile askeri ve siyasi
hudut bulunmayacaktı. |
|
 |
|
|
Bir süre
sonra Fransız
idaresindeki Suriye Devleti ile Hatay Devleti arasında bazı konularda
yetki ve yönetim açısından başgösteren anlaşmazlıklar giderek büyüdü.
Manda yönetimi zamanından bu yana görev yapan bütün Fransız ve
Suriyeliler, Türk yönetimince işten çıkarıldılar. Gerginleşen münasebetler
üzerine Suriye Devleti'nin bir ara posta pulu vermemesi üzerine, Hatay
Devleti, Türkiye Cumhuriyeti'nin pullarını kullanmaya başladı. Kısa
bir süre sonra kendi pullarını çıkaran Hatay Devleti, Uluslararası
Postalar Topluluğu'na üye oldu. Devletin parası Suriye parası
idi. Vurgunculuğa mani olmak amacıyla gizlice toplanan meclisin bir gece
içinde çıkardığı bir kanunla, Suriye parası yerine Türk lirasına
geçildi. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası İskenderun'da bir şube açtı. |
|
Bu sırada Hatay'ın Türkiye
Cumhuriyeti ile olan sınırı kapalı idi. Suriye Devletiyle anayasa gereği
bir sınırı bulunmamaktaydı. 20 Ekim 1938 gece yarısı Fransızlar,
kendilerine çıkarılan güçlükleri bahane ederek, Suriye Devleti'nin
Hatay Devleti ile varolmayan sınırını kapattılar ve Hatay Devleti ile
olan ilişkiyi dondurdular. Amaçları Türkiye ile sınırı kapalı olan
Hatay Devleti'ni ekonomik açıdan güç duruma sokup kendi istekleri doğrultusunda
hareket etmeye zorlamaktı. Bu olaya misilleme olmak üzere Hatay
Devleti de Suriye ile yeni oluşan sınırını kapattı. Her iki
taraftaki sınırın kapalı olmasının Hatay Devleti'nin ticaret ve ulaşım
işlerini aksatacağı ihtimali karşısında, olaydan iki gün sonra
Millet Meclisi'nde alınan bir kararla Türkiye Cumhuriyeti ile olan sınır
açıldı. |
 |
|
Suriye hududunun Fransızlar
tarafından kapatılması, öteden beri düşlenen, Hatay'ın anavatana
katılması hedefi için pek olumlu bir ortam yaratmıştı. Fransızlar'ın
bu durumu sezip özür dileyerek, Hatay Devleti ile olan sınırı tekrar
açmalarına rağmen Hatay Devleti, Suriye Devleti ile olan sınırını açmadı.
Bu gergin ilişkiler içinde, anavatana katılma arzusu ile dolu sekiz ay
geçti. |
|
Türkiye Cumhuriyeti'nde 1939 yılında
yapılan milletvekili seçiminde, Hatay Devlet Başkanı Tayfur Sökmen
Antalya'dan, Başbakan Abdurrahman Melek ise Antep'ten milletvekili seçilerek
TBMM'ne girdiler. Bu olay Hatay'ın anavatana katılması
hedefinin bir diğer adımını oluşturmakta idi. Zaten
Fransa da bu konuya son zamanlarda ılımlı bakmakta kamuoyunda ise bu
çözümün bölgedeki istikrar ve her iki devletin geleceği için
en uygun yol olacağı görüşü ağırlık kazanmakta idi. |
|
|
|
Nihayet Fransa Hükümeti ile Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti arasında yapılan anlaşmaya uygun olarak, Hatay
Millet Meclisi'nin 23 Haziran 1939'da oybirliği ile aldığı karar gereğince
Hatay Devleti, Türkiye Cumhuriyeti'ne katıldı. |
|
Hemen uygulamaya konan bu karar
sonucu, Hatay'da görevli son Fransız birliği 7 Temmuz 1939 günü
Antakya kışlasında yapılan törenle Hatay'dan ayrıldı. Türkiye
Cumhuriyeti, Fransızlar'a bağlı olan Suriye-Büyük Lübnan Bankası, Tütün
İdaresi, Elektrik Şirketi, İskenderun Liman Şirketi'ni satın alırken,
Suriye uyruğuna geçmek isteyen vatandaşlarına da bir tercih hakkı tanıdı.
|
|
Suriye Devleti ve Türkiye
Cumhuriyeti temsilcilerinin katılımı ile oluşan komisyon sonucunda bugünkü
sınır çizgisi tespit edildi ve TBMM'de çıkarılan 7 Temmuz 1939 tarih
ve 3711 sayılı yasa ile Hatay ili oluşturuldu. Emniyet Genel Müdürlüğü
ve Hatay Egemenlik Cemiyeti Genel Sekreteri Şükrü Sökmen Süer,
Hatay'ın ilk valisi oldu. |
|
Antakya'da, 23 Temmuz 1939
tarihinde TBMM adına gelen heyetle beraber yapılan anavatana katılma törenleri
ile Ulu Önder Atatürk'ün sağlığında neticesini göremediği büyük
ülküsü olan Hatay meselesi daima karşısında olduğu bir askeri
harekat yerine arzuladığı gibi politik yollarla kesin
sonuca ulaştı ve Kırk Asırlık Türk Yurdu anavatan sınırları içine
alınmış oldu. |
|

|
|
KONULAR |