|
3.
Osmanlılar Dönemi (1516-1918) |
3.
Osmanlılar Dönemi (1516-1918)
|
2.
Bölüm |
|
|

|
XIX. yüzyılın ikinci yarısında, Antakya
kazası hakkında bilgi aldığımız kaynaklardan biri olan Cevdet Paşa'nın
Tezakir'inde, 1867 yılında Antakya kazası nüfusunun 9904 haneden oluştuğu
belirtilmektedir. Ayrıca bunların 8775'inde Müslümanların, 1129'unda
ise gayri müslimlerin oturduğu ve Müslüman olmayan hanelerin 33'ünün
Yahudilere ait olduğu yazılıdır. Antakya'yı büyük bir kasaba
olarak niteleyen Cevdet Paşa, kentte çok sayıda cami, mescid ve mektep
ile bin kadar dükkan ve sekiz han ile diğer binaların bulunduğunu
kaydeder. O tarihlerde, Antakya'daki ticaretin zeytinyağı, sabun ve bir
miktar ipekten ibaret olduğu, Tezakir'de verilen diğer bilgiler arasındadır. |
|
XIX. yy. Genel
Görünüm Tam ekran için tıklayınız |
|
|
Tanzimat ile başlayan ve Osmanlı
toplumunun sosyal yapısında değişimlere neden olan batı tarzı yaşam
modeli ve kent yönetimindeki yeniliklere paralel olarak kentin Harbiye
tarafından Hıristiyan mahallesinin bittiği yerde bir hükümet konağının
inşası ve kaza kaymakamlığı teşkilatının kurulmasından sonra XIX.
yüzyılın ikinci yarısından itibaren memur aileleri gelip,
Antakya'ya yerleşmeye başladılar. |
|
Kışladan yeni inşa edilen Hükümet Konağına giden yol zaman içinde genişleyerek Saray Caddesi adını aldı
ve
bu cadde üstünde inşa edilen yeni binalar ve bunların altındaki mağazalar,
gazinolar ve lokantalar ile bu mahalle, Antakya'nın en modern semti
haline geldi. |
|
Sultan Albulhamid'e izafeten Hamidiye
Mahallesi adı ile bilinen bu mahallede yeni inşa edilen modern yapılar
nedeniyle doğu kentlerine özgü karakterin kaybolduğunu söyleyen
Weulerse, "... Avrupa stili, demir, tuğla ile inşa edilmiş, büyük
açıklıklı binalar, eski Antakya stiline ihanet ediyorlar" derken,
yeni oluşan bu mahalledeki yapıları, mimari karakterleri bakımından
yadırgandığını ifade eder. |
|
XIX. yüzyılın ikinci ikinci yarısına
kadar surlar dışında bir mahalle bulunmayan Antakya'da, 1876 Osmanlı-Rus
Harbi'nden sonra topraklarından atılan Çerkez göçmenleri için,
Asi'nin karşı tarafında, Muhacirin Osmaniye ya da daha sonra ki adı
ile Yeni Mahalle adı altında yeni bir yerleşme kurulmuştur. |
|
Gerek geniş düzlüklerden oluşan
topografik yapısı, gerekse kent dışında olmasından ötürü arsa
fiyatlarının düşük olması nedeniyle, ileriki yıllarda hızla yayılan
bu yeni yerleşme (ki sonradan, Cumhuriyet, Akevler ve Cebrail mahalleleri
adını almıştır) modern yapıları ile, Eski Antakya'nın karşısında,
Asi'nin öbür yakasındaki Yeni Antakya'yı oluşturmaktadır. |
|
1822 tarihli Lugat-ı Tarihiyye ve Coğrafiyye'de
Antakya nüfusunun 12.000 olduğu yazılırken, eski çağda 200.000'den
fazla insanın yaşadığı büyük bir kent olan Antakya'nın o
zamanlar Haleb'den daha mamur olduğu belirtilir. Ancak zaman içinde uğradığı
hücumlar ve depremler nedeniyle harab olan Antakya'nın önceki haline
nispetle şimdi bir köy halinde olduğu ve kentte çok miktarda ipek,
zeytinyağı ve sabun ticaretinin yapıldığı yazılıdır. |
|
Osmanlı döneminde Antakya'da vukubulan çok sayıda deprem arasında
1615, 1822 ve 1872 yıllarındaki depremler en önemli
olanlarıdır. Son zamanların en etkili depremi 9 Nisan 1872
sabahı vukubulmuş sarsıntının şiddetinden surların bir kısmı
çökerken, Asi üzerindeki köprü çatlamıştır. Kentin üçte
ikisinde çok ciddi hasar yapan bu depremde 1.000 kişi hayatını
yitirmiştir. 1872 depreminde hasar gören yapılar arasında yer
alan ve ahşap olan eski kilise, yeniden fakat taş malzeme ile inşa
edilmiştir. Bu yapı Antakya'nın en önemli yapılarından biri
olmuştur. |

|
|
Bab-il cısir
1972 yılına kadar varlığınısürdürmüştür Tıklayın |
|
|
1889 tarihli Kamus-ül A'lam'da Antakya hakkında şu bilgiler yer alır: "Haleb
Vilayeti, Haleb Merkez Sancağı'na bağlı kaza merkezi olan bir kenttir.
Eski zamanda çok mamur ve büyük bir kentti. Şimdiki kasabanın etrafını
çevreleyen surlar eski Antakya'nın büyüklüğünün bir delilidir.
Hicretin 16. senesinde ve Hz. Ömer'in halifeliği döneminde, Hazret-i
ebu Ubeyde tarafından feth edilerek müslüman ülkesi olmuştur. Daha
sonra Bizans, Selçuklular, Haçlılar ve Memluklar'ın eline geçen
Antakya, son olarak 921 tarihinde Yavuz Sultan Selim Han tarafından
fethedilmiştir. |
|
Antakya kenti, bir taraftan birbirini takip
eren şiddetli depremler ve diğer taraftan uğradığı istilalar
nedeniyle bir kaç kere tahrip olmuş, eski büyüklüğü ve ihtişamını
kaybetmiştir. Kentte saray, tiyatro, mabed ve su yolu gibi eski yapıların
kalıntıları meşhurdur. |
|
Bugün eski yerinin yalnız bir kısmını işgal
eden Antakya'nın nüfusu 16.818'dir. Bunun 3.000'e yakın miktarını Hıristiyan
ve Yahudiler oluşturmaktadır. Geri kalanı tamamiyle Müslümandır.
Bulunduğu yer gayet güzel ve hoş olan Antakya'da 14 cami, bir kaç
medrese, rüşdiye mektebi ve bir kaç hamam vardır. |
|

|
Münbit ovaları, limon, portakal, dut,
zeytin ve çeşitli meyve ağaçları ile dolu olan Antakya'da
Antakya'da ipek, zeytinyağı üretimi büyük miktarlara ulaşır.
Bunun yanında pamuk da yetiştirilir. Sabun üretimi ve ihracı yapılan
kazada, ipek gömlek, bez, çarşaf, Trablus kuşağı ve maşlah gibi
dokunan ürünleri yanında ağaç oymacılığı, kuyumculuk ve
demircilik de bir hayli ilerlemiştir." |
|
Asiden bir görünüş
Tıklayın |
|
|
1891 yılında Antakya'yı ziyaret
etmiş olan ve kent hakkında ayrıntılı bilgiler veren Fransız Seyyahı
Cuinet'e göre kentin nüfusu 23.550 kişi olup, bunun 16.000'inin müslümanlar,
geri kalanını da Hıristiyan ve Yahudiler oluşturmakta idi. Bu nüfus içinde
Türkler, Suriyeliler, Araplar ve Ensariler Müslüman grubu teşkil
ederken, Rumlar ile Katolik ve Gregorien Ermeniler, Hıristiyan grubu oluşturmakta
idiler. Kazanın tümünde yaşayan nüfus ise çeşitli etnik kökene bağlı
çeşitli mezheplere mensup müslüman ve Hıristiyan cemaatten oluşan
çok daha heterojen bir yapıya sahipti. |
|
XVII. yüzyıla kadar hiç Hıristiyan
bulunmayan Antakya'da, XVIII. yüzyıldan itibaren Hıristiyan
aileler yeniden yerleşmeye başladılar. 1846 yılında bir İtalyan
papazın başlattığımisyon, 1851'de Hıristiyanların tekrar örgütlenmesini
sağladı ve misyonerler 1860'da Antakya'da kendi evlerini inşa
ettiler. |
|
Gene Cuinet'in verdiği bilgilere göre,
1891 yılında Antakya'da 1 kışla, 24 cami, 28 mescit, 2 tekke, muhtelif
seviyede toplam 42 okul, 3 kilise, 5 hamam, 117 çeşme, 3.374 hane, 1.451
dükkan, 35 toptancı mağazası, 20 han, 3 otel, 14 kahvehane, 1 eczane,
25 fırın, 5 su değirmeni, 9 sabunhane, 13 ipek atelyesi ile kaymakamın
resmi ikametgahı olan bir konak bulunmaktaydı. |
|

|
|
Asi kıyısında
yalılar Tıklayın |
|