2. Eski Çağlardan Osmanlılara kadar Antakya

2.C. Şehircilik ilkeleri ve Seleucos dönemindeki gelişmeler

       Seleucus II Callinicus devrinde (İÖ 246-226) Asi üzerindeki adada bir yerleşme hareketi başlatılarak kente köprülerle bağlanırken, Antiochus III (Büyük Antiochus İÖ 223-187) zamanında bu yerleşme işlemini tamamlamış ve kentte bir kütüphane inşa edilmiştir. Seleucus IV Philopator (İÖ 187-175) döneminde, babası Antiochus III tarafından başlatılmış olan kentin büyütülmesi ve güzelleştirilmesi çalışmalarına davem edilmiştir.

 Seleucus II Callinicus

Kentin ikinci kurucusu sayılan Antiochus IV Epiphanes (İÖ 1 75-164) Epiphania olarak anılan ve Romalı mimar Cossutius tarafından planlanan yeni bir yerleşme, bir bouleuterion, yeni bir  agora ve bazı mabedler inşa ettirmiştir. Böylece Antakya, Miletos,  Bergama ve Pire'de  olduğu gibi iki agoralı kent  modeline uymuştur. Aristo'nun tavsiyesine uygun olan bu şekilde, birinci agora ticari, ikinci agora ise politik faaliyetler için kullanılacaktır. Antiochus IV zamanından günümüze gelmiş yegane eser, bir kayaya oyulmuş Charonion'a (Yunan mitolojisinde Cehennem Kayıkçısı) ait dev büsttür. Hükümdarlığı sırasında kente yayılan veba salgınını durdurması için ilahlara yakanmak amacıyla yontulmaya başlanmış olan büst, salgının sönmesi sonucu tamamlanmadan yarın bırakılmıştır.

 IV Epiphanes

        Seleucus kralları tarafından kurulmuş olan bu dört büyük yerleşmeden oluşması nedeniyle Antakya'nın bir zamanlar Tetrapolis adıyla anıldığı, Pococke'un seyahatnamesinden öğrenmekteyiz.

        İÖ 148 yılındaki depremde harap olan kent büyük oranda restore edilmiştir. Seleucus Çağı sonunda kentin Roma hakimiyetine girmesinden biraz önce İÖ 83 yılında Suriye'yi ve bu arada  Antakya'yı 14 yıl süre ile işgal eden Ermeni kralı Tigranes I (İÖ 83-69) zamanında ilk olarak Antakya isminin kullanıldığı ve arka yüzünde Antakya Tychesi bulunan paralar basılmıştır.

Antakya Tyche'li para

       Güney ilimiz Hatay'ın en büyük düzlüğü olan Amik Ovası, gerek sahip olduğu zirai potansiyeli ve gerekse ticaret yolları üzerinde bir kavşak konumunda olması nedeniyle Anadolu ve kuzey Mezopotamya tarihinin her devrinde önemini korumuş, zengin su kaynakları ile verimli topraklara sahip olan ova, göçebe ve yerleşik kavimler için her zaman cazip bir bölge olmuştur.

Antiochus IV zamanından günümüze gelmiş yegane eser, bir kayaya oyulmuş Charonion'a (Yunan mitolojisinde Cehennem Kayıkçısı) ait dev büsttür. Tam ekran resim için tıklayınız

KONULAR

GERİ

İLERİ