|
İnsanoğlunun yüzyıllardır
ilgi odağı olmaya devam eden Atlantis efsanesi ilk olarak
Plato’nun diyaloglarında geçer. İ.Ö 421 yılında
Sokrates’in evinde yapılan felsefi bir sohbette Atinalı
devlet adamı Kristias Ünlü Yunanlı şair Solon’un Mısır da
bulunduğu sırada Mısırlı bir rahibin aktardığı bilgilerden
yola çıkarak İ.Ö 9000 yılında gerçekleştiği sanılan
Atlantis efsanesi olayını dedesi Dropides’e aktardığını
anlatır.
Bu toplantıda Sokrates’in
talebesi olarak bulunan ve notlar alan Plato daha sonra
yazmış olduğu diyaloglarında Atlantis efsanesinden
bahseder. Efsaneye göre Cebelitarık boğazının önünde
Atlantik okyanusunda Atlantis isimli dev bir ada
vardı.Adanın sakinleri çok yüksek bir medeniyet seviyesine
ulaşmışlar: Batı Akdeniz’den Avrupa’ya ve Amerika’ya
ulaşan büyük bir imparatorluk kurmuşlardı.Zaman içinde
güçlerine güç katan Atlantisliler Yunanistan ve Mısır’da
dahil olmak üzere tüm Akdeniz ülkelerini ele geçirmek
amacıyla yaptıkları son seferde Helenlerle savaşa
tutuştular ancak Helenlerin güçlü direnişi karşısında
savaşı kaybettiler ve neticede Akdeniz’deki
hakimiyetlerini de yitirmiş oldular. Efsaneye göre bu
savaştan kısa bir müddet sonra bütün Akdeniz bölgesi
tufanlar ve depremlerle sarsıldı, binlerce insan hayatını
kaybetti Atlantis adası denize gömülerek yok oldu.
İnsanlık
tarihini derinden etkileyen Atlantis efsanesi 1882 yılında
Amerikalı araştırmacı Ignatus Donnelly’nin yazdığı
“Atlantis Tufan Öncesi Diyar” adlı eserinden sonra dünya
mitolojisine ve antik geçmişe ilgi duyan araştırmacıların
ve bilim adamlarının gündeminde yeniden ilk sıraya oturdu,
birçok kurgu romanında konusu oldu. Araştırmacı Kemal
Menemencioğlu’na göre “Jules Verne, H.G. Wells ve Conan
Doyle gibi tanınmış yazarlar romanlarında Atlantis
konusunu işlediler.Bunların haricinde klasik tezden
uzaklaşıp Atlantis’in İsveç'te, İsrail'de, Kuzey
Kutbu'nda, Spitzbergen adasında, Amerika'da, İspanya'da,
Tunus'ta, Kafkasya'da, Almanya'da ve son olarak Thera veya
Santorini adasında ve daha başka yerlerde olduğunu iddia
eden eserler yazıldı”. Bu eserlerin sayısı binlerle ifade
edilmektedir.
Atlantis
efsanesi Amerikalı araştırmacı Robert Sarmast ile yeni
boyut kazandı 1990 yılından beri Atlantis’in yeri
konusunda araştırmalar yapan Robert Sarmast: Platonun ünlü
diyalogları Critias ve Timaeus’da ifade ettiği yaklaşık 50
fiziksel işaretten yola çıkarak çalışmalarını Kıbrıs yayı
ve Levantine havzası olarak tarif edilen Doğu Akdeniz
kıyılarına kaydırdı. Bölge ile ilgili olarak Amerika
Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresinin (NOAA) hazırlamış
olduğu haritalardan ve veritabanlarından faydalanan
Sarmast bu bilgilerin yeterli olmadığını görünce dünyaca
ünlü Jeofizikçi Dr. John K. Hall ile işbirliğine gitti.
Dr. Hall, Sarmast’a 1980 li yıllarda bir Rus petrol gemisi
tarafından Doğu Akdeniz’de deniz tabanından toplanan
dijital verileri iletti. NOAA ve Dr. Hall dan gelen
verileri birleştiren Sarmast bölgenin 3 boyutlu ve
bathymetric (derinlik ölçü birimi) haritalarını çıkarttı.
Sarmast’a göre Atlantis Kıbrıs, Suriye arasında idi ve
batan kıtanın en üst noktası ise bugünkü Kıbrıs’tı.
Sarmast
“Discovery Of Atlantis” isimli ünlü eserinde Atlantis’in
bu bölgede olmasını güçlendiren bulguları ve nedenlerini
açıkladı.
Sarmast’la
yaptığım muhtelif yazışmalarımda araştırmalarında
İskenderun körfezinde özellikle Arsuz,Samandağ kıyılarını
ve Antakya’yı göz ardı etmemesini vurguladım, bölgede
devam eden bilimsel çalışmalar hakkında bilgi
verdim,dokümanlar yolladım. Bana göre efsane uygarlık
Atlantis: Kıbrıs’la Suriye arasındaysa bu alandan yaklaşık
70-80 mil uzaklıktaki Arsuz,Samandağ kıyılarının ve
Antakya’nın bu oluşumun dışında olmasına imkan yoktu.
Robert
Sarmast Akdeniz’de Güney Kıbrıs’tan Suriye’ye doğru 50 mil
mesafede “Atlantisi” keşfetmek için çalışmalarını
sürdürürken, geçtiğimiz hafta bu bölgede deniz yüzeyinden
yaklaşık 1500 metre derinlikte Atlantis’le ilgili
kalıntılara ulaştığını dünya kamuoyuna açıklamış ve bu
beyanı tüm dünyada heyecanla karşılanmıştır. Muhtemeldir
ki Sarmast’ın araştırmaları kısa bir süre sonra Arsuz ve
Samandağ kıyılarına uzanacak ve Atlantis’in hikayesi
Antakya’yla kesişecektir.
|